4 Ekim 2013 Cuma

Kendi Evimde Deplasmandayım


  İyi olduğun sayılı şey varken onlarda da mükemmel olmadığını öğrendiğin anlar vardır.Daha doğrusu mükemmel olsan da sana öyle hissettirdikleri anlar..Tutunduğun son şeyler,sana yaşadığını hatırlatan nadir anlar elinden alınırken ne kadar rahat olabilirsin ? Peki ya gerçekten kaybedecek hiçbir şeyin kalmamışsa ? Ne yapardın bir hayata dair her şeyi bitirmişsen,yıllar yürürken sen koşmuşsan ? Kaybedilenler geri gelmiyor kesinlikle.Bir kere kaçırdın mı ipin ucunu yakalayamıyorsun.Kaybettiklerimiz kadar haklıyız belki de.Onlar kadar mutlu ya da onlar kadar yalnız.Peki ama ya acı ? O gidiyor mu hiç,yoksa seninle nefes almaya devam mı ediyor adımların hızlandıkça..


  Herkesin bir yarası var.Başa çıkması gereken anılar,yüzleşmesi gereken sorunları..Herkesin kulağına fısıldayan,onu gölgesi gibi takip eden bir geçmişi var.Sen istediğin kadar sakladım san izini,birileri hep görecek yaranı.İstediğin kadar değiş,istediğin yükseklikte duvarlar ör önüne başkaları görmesin diye.Çünkü o kadar derindir ki yaran artık kimliğin olmuştur.Onunla uyanır,onunla başlarsın her güne.Sen dünyaları anlatırsın karşılarında ya da susarsın sadece.Onlar yaranı konuşurlar.Yine de bıkmadan usanmadan o sahte ifadeyi takarsın her gün yüzüne.Anlamazlar.Çünkü kimse bilmez ama inkar elzemdir bazen,inkar hayati..Ve sen sadece insanların tecrübeleri kadarsındır.


  Basit aslında öyle iyi okullarda okumak,para pul gerekmiyor.Mutlu olmak için mi ? Hayır tutunacak bir şeyin olması için.Dönüp dolaşıp bulamadığımız şey belki de adalet.Çünkü hayat mutluluk bekleyeceğin kadar merhametli değil.Yine de yaralar sarılmak için,sarılan yaralar kapanmak için.Yeter ki biri olsun saracak.Ama sen baştan kaybetmişsen eğer hiçbir şey değiştirmiyor kaderini.Hem yosun tutmuşsa ağacın her tarafı nasıl anlarsın kuzeyi ? Bir doğru yol var mı gerçekten ? Diğer taraftan bakıldığında yansıması var aslında her şeyin.İnsanlar yukarıya çıkarken sen aşağı iniyorsun gözlerinde.Anlık karşılaşmalar sadece.Birlikte asansör beklemekten çokta farklı değil aslında..




  O ise yeni şeyler fark ediyordu günden güne.Ama bu sefer ağırdı,diğerleri gibi değildi.Hep sorardı kendine o mu gidiyordu sabah olduğunda yoksa diğerleri çoktan bırakmış oluyorlar mıydı onu gecenin bir vaktinde.Önyargıların sebepsiz olduğu gittikçe netleşiyordu artık. Onlar hep böyleydi ama birine sarılmayı öğretir ve zamansız yok olmayı severlerdi Sadece bir eğlence,bir kaçamak,bir unutma sebebi olmuştu belki de çoğu için.Zorluk çıkarmadan öylece giden biri.Ya da kötü biri söyledikleri gibi.Çünkü kötülük her zaman seçim değil bazen sadece kusurdu.Bazı insanlar kötü doğardı..

                                
                                             '' Weather forecast for tonight : Dark. ''
                                         
                                                                                                      George Carlin

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder