12 Ekim 2013 Cumartesi

Hiç Gülümsemeyecek Gibiydi


  Bir bedelleri unutmuyor hayat bir de tutulmamış sözleri nedense.Neleri feda edebilirsin yaşıyorum diyebilmek için ? Ya da hiç uyanmamak için ? Ya düşündüğün gibi olmadıysa hiçbir zaman.Kim yaptı gerçekle hayal arasındaki ayrımı ? Belki de hayat gece gözlerini kapatmanla sabah uyanman arasında geçen zaman dilimidir sadece.Ama hayır.Hayat sen planlar yapmaya çalışırken gerçekte olanlardan ibaret.Masumiyetinde bir bedeli var kötülüğünde.Hepsinin bir zamanı..Ama en çokta mutluluğun bedeli var.İster önceden öde ister sonradan.Çünkü zamanın varken mutlu olacaksın yoksa olmuyor. İstediğin kadar yürü o kaldırımlardan,istersen bir an bile açma gözlerini.Hayat almayı iyi biliyor..


  Gitmek cesaret istiyor gerçekten.Her şeyi bırakmak ve sıfırdan bir hayat kurmak. Nasıl çöpe atarsın geçmişini ? Gerçekten var mı sıfırdan başlamak diye bir şey yoksa hep biraz iz kalıyor mu vücudunda.Beni bu kentte tutan boğazı değil geçmişim biliyorum ama sen nasıl gidiyorsun hep merak etmişimdir.Araya mesafeler girdimi bir kere varış yerinin hiçbir anlamı kalmıyor.Ne kadar istesen de yeni başlangıçları,göze alamıyorsan o ilk sırtını çevirdiğin anı,vermeyeceksin öyle büyük sözler kendine.Çünkü vedalar hep öyle.Kalanın değil de gidenin canını yakar her zaman.

  İnsan düşerken başkalarını da götürmek istiyor yanında ya da tutunacak bir dal arıyor.Ama kırılmışsa o dalların hepsi öğreneceksin düşmemeyi.Evet hatırladım küçük,basit şeyler yetiyor kederlenmeye.Peki ya mutluluğa ?

 
 
  O böyle biriydi ama hiç saklamadı,hiç yalan söylemedi,hiç değişmedi.Ama güzel sabahları da olmadı onun ya da mutsuz sabahları.Onlarla hiç sabahı olmadı zaten.Hiç beraber uyanmadı,gözünü açar açmaz onları görmedi.Hiç güzel günü olmadı onlarla ya da sıradan günü.Hiç sokaklarda yürümedi onunla.Kendine bile söyleyemedi.Şimdi bilse ki dünyanın en güzel sabahları onun yine de unutamaz işte.

  O sabah ise insan doğmuştu ve yalnız ölüyordu. Hava hiç olmayacak bir yerde söylenmemiş sözler gibiydi o gün.Ve tek bir şey geçti sadece içinden,tek bir soru ama hiçbir zaman çıkmadı ağzından.Bir daha ne zaman göreceğim seni ? Sonra ne mi oldu 2 saat sonra tekrar konuşacakmışlar gibi ayrıldı oradan.Belki de bir daha görüşmeyeceklerinin o an farkına vardı.Çünkü o kime sarılmak istese kolları yetmemişti.Biliyordu dışarıda güneşi görmek havanın sıcak olduğu anlamına gelmiyordu.Ama o kötüleşen her saniyede denemekten başka şansı yokmuş gibi kaldırımdan yürümeye devam ediyordu..
 
                                              ''People change.Memories don't''
                                                                                                       Anonymus

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder