Bu aralar biraz farklılaştı hayat.Olaylar aynı ama ben değişmeye başladım yavaş yavaş.Daha hareketsizim sanırım artık yok eski heyecanım.Bıktım diyemem ama gün geçtikçe monotonlaşıyorum.Sadece arada yapabildiğim yalnızlık saatlerim bile eskisi kadar keyif vermiyor artık.Çok mu düşünüyorum bilmiyorum ama yürüyemiyorum en sevdiğim sokaklarda.Korkularım büyüdü belki de ya da güvensizliğim artıyor gün geçtikçe emin değilim.Bildiğim tek şey unutamadığım yüzlerin bu aralar sürekli karşımda olması.Asıl sorun ise hep beklediğim o tanıdık yüzün bir türlü karşıma çıkmaması.
Beklemek..Tüm sorunların başladığı ve bittiği yer aslında.Ne uzağa koyabiliyorsun kendinden ne de yeteri kadar yaklaşabiliyorsun.Duruyorsun öyle sadece.Zaman geçirmeye çalışırken bir bakıyorsun yıllar geçiyor üstünden.Hayatında doğru hiçbir şey yaşamamış biri olarak yanlışlarınla kalıyorsun.Öyle bir notaya geliyorsun ki pişmanlıklarını keşkelerini kaybediyorsun.Belki yürüdüğün yolda karşılaşıyorsun birileriyle ama hiç kimsede göremiyorsun o tanıdık yüzü.Arayıp duruyorsun ama bulamıyorsun..Zaten o telefonu kaldırıp tuşlara basmaya korkuyorsan sen çoktan sahip olduklarını tüketmiş oluyorsun.
Bir Afrodit daha masada kalmıştı.Her zamanki gibi sessiz bir sabaha uyanmış kahvaltı edecek bi yer arayıp kısık gözlerle etrafına bakıyordu.Uzun zamandır aklında olan tatil planları şimdilik sadece bir kenarda duruyor ve hayat hep aynı seyrediyordu onun için.Ne farklıydı bir gün öncesinden ne de sonrasında farklı olacaktı.Boş bulduğu masalardan birine oturup kahve söyledi.Hep merak etmişti olduğu kişiden farklı biri olduğunda yapacaklarını.Düzenli bir hayat ? Uzun bir ilişki ? Evde film izleyerek geçirilen uzun saatler ? Hayır sanmıyorum o bunları yapamazdı.
Becerebildiklerine göre yaşamayı tercih ederdi hayatı.Olduğundan fazlası değildi ve daha fazlasını bilmiyordu.Belki kendi de farkındaydı bir gün değişeceğinin ama her saniye o gün daha da
uzaklaşıyordu.
Değişmek..Bu aralar herkesin ona karşı kullandığı bir sözcük olmuştu.Neden değişmeliydi ? İnsanın doğasında olan şekillendirme isteği,kendine benzetme çabası.Ucuz bir numara baktığında.Ama
ya bunu herkesin söylemesi ? Belki de haklıydılar bazı şeylerin değişmesi gerekti ama olmuyordu
işte.O yüzden görmezden gelmeye çalışıyordu.Sabahlarının çoğunu yaptıklarını düşünerek geçirirdi fakat amacının ve nedenin ne olduğu hala belirsizdi..
Yalnızlığı çok seven ama hiçbir zaman yalnız kalamayan,belki bir çok kişinin hayatında
iz bırakan,belki de kimsenin umurunda olmayan ve koştuğu yere varacak inancı olmayan bir adamdı
sadece..
''Everyone thinks of changing the world, but no one thinks of changing himself.''
Leo Tolstoy
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder